“KULÜPLERİMİZ DOĞRU, AKILCI VE FİNANSAL AÇIDAN SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR ANLAYIŞLA YÖNETİLMELİ”

21.11.2019
21.11.2019

Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, ülke olarak, analitik bir perspektifle futbola bütüncül bir bakış açısı getirmek mecburiyetinde olduklarını vurgulayarak, kulüplerin doğru, akılcı ve finansal açıdan sürdürülebilir bir anlayışla yönetilmelisi gerektiğini söyledi. Bakan Kasapoğlu, çok yakında futbolun bütün paydaşlarını bir araya getirecek ‘Büyük Spor Şuras’nı başlatacaklarını da açıkladı.

Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Uluslararası Futbol Ekonomi Forumu'na katıldı.

Borsa İstanbul’da düzenlenen forumda konuşan Bakan Kasapoğlu, Futbolun sportif aktivitenin yanında, her yıl istikrarlı bir şekilde büyüyen devasa bir endüstriyi bünyesinde barındıran bir spor faaliyeti olarak ele alınması gerektiğini belirterek, “Haziran 2019 itibariyle dünya futbol ekonomisinin büyüklüğü 50 milyar doları aşmış durumda. Dünya nüfusunun sadece %10’unun yaşadığı Avrupa, toplam futbol ekonomisinin 3’te 2’sini tek başına üretiyor. Dünya futbol gelirinin %15’i ise İngiltere, İspanya, Almanya, İtalya ve Fransa’yı kapsayan 5 büyük ligde toplanıyor. Elde ettikleri gelirlerin toplamı 18 milyar Euro’dan fazla. Türkiye’ye baktığımızda, Süper Lig’in değeri 615 milyon Euro civarında. Futbol gelirleri kapsamında Avrupa’da 7. olsak da kat sayı sıralamasında ilk 10’a giremeyen Hollanda Ligi, 1 milyar Euro’nun üzerinde geliri ile Türkiye’nin üzerinde” dedi.

 “Analitik bir perspektifle futbola bütüncül bir bakış açısı getirmek mecburiyetindeyiz”

Bakan kasapoğlu, Türk futboluna hak ettiği değeri kazandırmak için önemli ve radikal kararlar almaları gereken bir süreç içerisinde olduklarını vurgulayarak, “Örneğin İngiltere Premier Lig’i ele alalım. Bildiğiniz gibi Premiere Lig bir şirkettir. En üst yetenek, harika statlar ve dolu tribün hedefiyle kurulmuştur. Futbolun ruhu kadar, pazarlaması da organizasyonun öncelikleri arasındadır. 27 yıl gibi bir sürede Premiere Lig bugün, bu noktadaysa, tek nedeni hızlı akan oyun, oynanan oyunun çekiciliği, ligin marka değerini artırmaya yönelik çalışmalar ve statların neredeyse sürekli dolu olmasıdır. Premiere Lig, geçen yıl İngiltere devletine 2,1 milyar sterlin, yani yaklaşık 15,6 milyar lira vergi üretmiştir. Türkiye olarak, biz de bu endüstrinin dinamolarından biri haline gelmek istiyorsak, analitik bir perspektifle futbola bütüncül bir bakış açısı getirmek mecburiyetindeyiz. Mevcut durumu iyi analiz etmek zorundayız.” diye konuştu.

Türkiye’deki seyirci ortalamasının Avrupa’da en yüksek oranda artış gösteren lig konumunda olduğuna dikkat çeken Bakan Kasapoğlu, “Potansiyelimiz ortada. Sahip olduğumuz tesisler, statlar, altyapı imkanları, son 17 yılda hayata geçirilen yatırımlar hepinizin malumu. Çoğu ülkenin 40 yılda gerçekleştiremediği tesisleşme hamlesini, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 17 yıl gibi kısa bir sürede hayata geçirdik. UEFA raporunda da yer aldığı üzere, Avrupa'nın en modern statlarına sahip ülkeyiz. Bu ivmelenmeyi nitelik olarak da desteklememiz, futbolumuzun şahlanışı olacaktır.” ifadelerini kullandı.

“Kulüplerimiz doğru, akılcı ve finansal açıdan sürdürülebilir bir anlayışla yönetilmeli”

Bakan Kasapoğlu, kulüplerin doğru, akılcı ve finansal açıdan sürdürülebilir bir anlayışla yönetilmesi gerektiğini kaydederek, şunları söyledi;

“Süper Lig kulüplerinin şu anda toplam borcu 14,5 milyar lira civarında. Ligin toplam geliri 4,2 milyar lira… Basit bir hesapla her yıl 10 milyar TL açık gösteriyor… Bunun böyle devam etmeyeceği son derece açık. Atılacak adımlar belli. Yönetimler yalnız sportif başarıya değil; finansal ve idari disiplin ile sportif başarıya eş zamanlı odaklanmalı. Mevcut ortaklıkların ve mevcut varlıkların değerini artıracak stratejiler üretilmeli. Futbol ekonomisinin sadece yayın haklarından ibaret olmadığını anlamalıyız. Reklam ve sponsor gelirlerini, maç başı gelirleri artıracak eylem planları hayata geçirmeliyiz.”

 “Sponsorların kaçış nedenleri doğru analiz edilmeli ve onlar yeniden sektöre kazandırılmalıdır”

Türk sporunun, son yıllarda büyük sponsorların bir bölümünü kaybettiğini hatırlatan Bakan Kasapoğlu, “Sponsorlar, spor ekonomisinin yapıtaşları. Sponsorların, yayın sınırlamalarından etkilenmeden var olmalarını sağlamak için bütün paydaşların eşgüdüm halinde çalışması gerekiyor. Küresel rekabette, özel sektörden gelecek destek ivme kazandırır. Bu açığı sadece devlet üzerinden kapatmaya çalışmak, devleti en büyük sponsor yapar, bu da sürdürülebilir bir sistem oluşturmak için rasyonel bir adım değil. Sponsorların kaçış nedenleri doğru analiz edilmeli ve onlar yeniden sektöre kazandırılmalıdır. Ligimizin marka değerini ve kalitesini yükseltecek olanlar, hiç şüphesiz başta kulüplerimizdir. Seyirciye ne sunuluyor, doğru analiz edilmeli. Futbolun dili, dönemi doğru okuyarak belirlenmeli. Bu anlamda, her açıdan pozitif futbola yönelmeliyiz. Seyirci hem sahadan, hem tesisten, hem oyundan, hem de tribünde olmaktan keyif almalı. Sığ tartışmaları ve kavgaları bırakmalı, akılcı yaklaşımlarla omuz omuza vererek futbolumuzu ayağa kaldıracak aksiyonlar üretmeliyiz.” dedi.

“Tek yürek olunca, önümüzde hiçbir engel duramaz”

A Milli Futbol Takımının elde ettiği başarılara değinen Bakan Kasapoğlu, “İşte birlik içerisinde olunca milli takımımızın elde ettiği motivasyona hepimiz şahit olduk. EURO 2020’de ülkemizi başarıyla temsil edeceklerine millet olarak yürekten inanıyoruz. Yine bütün branşlarda sporcularımızın galibiyet sevinçlerini asker selamıyla gösterdikleri ve bu şekilde Mehmetçiğimize güçlü bir motivasyon sağladıkları bir süreci yaşadık. Tek yürek olunca, önümüzde hiçbir engel duramaz. Buna sonuna kadar inanıyoruz.” diye konuştu.

“Büyük Spor Şurası’nı başlatacağız”

Bakan Kasapoğlu, öncelikli hedeflerinin güçlü bir spor kültürü oluşturmaktır olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu;

“Unutmamalıyız ki spor ekonomisinin lokomotifi, spor kültürüdür. Devletin sunduğu imkanları, tesis ve eğitim olanaklarını verimli kullanmalıyız. Öncelikli ve birincil hedefimiz, güçlü bir spor kültürü oluşturmaktır. Unutulmamalıdır ki spor yapmak, bireyin en doğal hakkıdır. Spor kültürünü oluşturmak, bu bilincin gelişmesiyle başlar. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak hayata geçirdiğimiz sporu tabana yayma politikamızın temelini, işte bu anlayış oluşturuyor. Bütün branşlar için aynı hassasiyetle yatırımlar gerçekleştiriyor ve projeler üretiyoruz. Çok yakın bir zaman içerisinde futbolu da içinde barındıran, bütün tarafları, kulüpleri, paydaşları bir araya getirecek ‘Büyük Spor Şuras’nı başlatacağız. Çözüm odaklı her düşünceye açık bir şura olacak. Oradan da çok önemli çıktılar elde edeceğimize inanıyorum. Çalışmalarımız hız kesmeden devam ediyor ve inşallah Türk futbolunu, potansiyelini en üst seviyeye çıkarmak için gayretler ortaya koymaya devam edeceğiz.”