TÜRK KAFİLESİNİN EN GENÇLERİ BAKÜ 2015’DEN UMUTLU

Bakü’de devam eden 1. Avrupa Oyunları’nın ilk günlerinde Türk sporcuların kazandıkları madalyalar, müsabaka gününü bekleyen kafilenin genç sporcularını da heyecanlandırdı. Avrupa Oyunları’nın olimpiyat yolunda önemli bir adım olduğunu düşünen Millilerimizin ortak hedefi ise Türkiye’ye madalya ile dönmek.

18 HAZİRAN 2015
HABERİNFOTOĞRAFLARI
Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de devam eden 1. Avrupa Oyunları’nda Türk kafilesinin en gençlerinin de heyecanlı bekleyişleri sürüyor. Oyunların ilk günlerinde kazanılan madalyalarla umutlanan genç sporcularımızın ortak hedefi de Türkiye’ye madalya ile dönmek.

Ağabeyinden gördü kule atlamacı oldu
Samsun Anadolu Lisesi öğrencisi Kıvanç Gür atlama branşında ülkemizi temsil edecek. 5 yaşında annesinin teşvikiyle yüzmeye başlayan Gür, “7 yıl boyunca yüzme sporu ile uğraştım. Ben yüzücüyken, abim atlama sporu ile uğraşıyordu. Abimden gördükten sonra bende denemek istedim ve atlamada kalmaya karar verdim. Çünkü atlama yaparken havada geçirdiğim 1 veya 2 saniye bana inanılmaz zevk veriyor” diye konuştu.

Samsun’dan Avrupa’ya Açıldı
Gür, Samsunlu olmasından dolayı da iyi bir yüzücü olduğunu ifade ederek, “Türkiye deki tek kapalı atlama havuzu Samsun’da olduğu için çok şanslıyım. Bu kadar kısa sürede bu kadar hızlı gelişmeme katkı sağlayan etkenlerden birisi de budur” dedi.

Hedefinin 2020 Tokyo Olimpiyatları’nda Türkiye’yi temsil etmek olduğunu söyleyen Gür, “Bu tarz büyük bir organizasyona ilk defa katılıyorum, bundan dolayı çok heyecanlıyım. Azerbaycan bizim kardeş ülkemiz, orada yapılıyor olmasından dolayı çok mutluyum fakat oyunların ev sahipliğini Türkiye’nin yapmasını da çok isterdim, bizim için çok büyük moral olurdu” dedi.

Başta İzin Vermediler
Elmadağ Anadolu Lisesi öğrencisi Fatma Nur Yavuz, badminton branşında ülkemiz adına ter dökecek. Beden Eğitimi öğretmeninin sayesinde badmintonla tanıştığını söyleyen Yavuz, “Annem önceleri çok karşı çıktı. Bir gün Türkiye Şampiyonası’na gidecektik evden çıkmama izin vermedi, spor yaparsam okumayacağım kaygısı vardı. Antrenörüm geldi ve annemi ikna etti, o günden beri annem benim destekçim oldu. Spor hayatımı değiştirdi” diye konuştu.

“Bayrağımızı Dalgalandırmak İstiyorum”
En büyük hayalinin olimpiyat sporcusu olmak olduğunu söyleyen Yavuz, “Çok büyük çaplı bir organizasyona katılıyorum, yarı olimpiyat diyebilirim. Hem güç hem de yaş yönünden oldukça büyük rakiplerle yarışacağız. İyi bir tecrübe olacak, orada olmak da çok önemli fakat elimizden gelenin en iyisini yapıp bayrağımızı dalgalandırmak, madalya almak istiyoruz” dedi. Yavuz, oyunların Azerbaycan’da yapılacak olmasını ise şöyle değerlendirdi:

“Oyunların Bakü’de yapılacak olması bize önemli katkılar sağlayacak. Kendimizi yabancı hissetmeyeceğimizin farkındayız. Hem konuşma dili, hem de kültür yönünden bizimle aynı değerleri taşıdığı için şanslıyız. Ülkemizin de böyle bir organizasyona imza atmasını isterdim. Çünkü organizasyonları izleyen halkımızın spora vereceği önemin değişmesinin yanı sıra ülkemizin güzelliklerini tanıtmak ve tüm dünya yaymak adına önemli bir adım olacaktır.”

Aile Boyu Eskrimciler
Türkiye’yi Bakü’de eskrim branşında temsil edecek Özyeğin Üniversitesi örgencisi İrem Karamete, 10 yaşında ailesinin yönlendirmesiyle eskrime başladığını anlattı. Karamete, “Annem çok başarılı bir eskrimciydi. İki kere Olimpiyatlara katılmış. Babam da Alman milli takımını çalıştırmış ve aynı zamanda annemin antrenörlüğünü yapmış. Ayrıca ablam da uzun süre eskrim milli takımı sporcusuydu. Tüm bunlar göz önüne alındığında eskrim yapmaktan başka seçeneğim yoktu. Ailemin bana verdiği destek sayesinde bu günlere geldim” diye konuştu.
Eskrim’in hayatını ele geçirdiğini ve bundan çok mutlu olduğunu dile getiren Karamete, “Hayatım oldukça yorucu fakat olumlu yönde ilerliyor. Çok fazla çalışıyorum ama bunun karşılığını aldığıma inanıyorum. Mersin Akdeniz Oyunları’nda 3. olmuştum. Okul ve sporu bir arada yürütmek zor görünüyor. Fakat bir plana sokulduğu zaman bunun imkânsız olmadığını kendime kanıtladım” dedi.

“Bakü’de Evimde Gibi Hissettim”
İrem Karamete, Avrupa Oyunları’na ilişkin düşüncelerini ise şu sözlerle dile getirdi:
“Seçmelere katılmadan kota alarak Avrupa Oyunları’na katılabilme hakkına sahip olabilmek benim için çok önemli bir başarı.  Sonuç olarak oraya Avrupa’nın en iyileri katılıyor. Müsabakanın Rio Olimpiyatları’na puan vermesi de ayrı bir önem kazandırıyor. Oyunların Azerbaycan’da yapılması da çok heyecan verici. Sonuç olarak kardeş ülke olması kendimi yabancı hissetmememe neden olacak. Bakü’ye daha öncede gitmiştim. Gerçekten kendi evimde gibi hissetmiştim. Umarım çalıştığımın karşılığını alır, elimden gelenin en iyisini yapabilirim.”

Azerbaycan’da Türklere İlgi Büyük
Ahi Evran Üniversitesi Öğrencisi Burak Serbest oyunlarda Judo branşında ter dökecek. 14 yıldır Judo yapan Serbest, İlkokuldayken antrenörünün okula gelip tanıtım yapmasıyla judoyla tanıştığını ifade ederek, “Avrupa Oyunları bizler için 2016 Rio Olimpiyatları öncesi güzel bir sınav ve olimpiyatlara katılmamız için puan veren organizasyon. İl hedefim Bakü’de derece yapıp kürsüye çıkmak” dedi.
Birçok kez Azerbaycan’a müsabakaya gittiğini dile getiren Serbest, “Bizlere Azerbaycan’da ilgi alaka çok güzel,  oyunların kardeş ülkemizde yapılması bizim için sevindirici. İleride oyunların Türkiye'de yapılabileceğini ve böyle büyük organizasyonlardan ülke olarak alnımızın akıyla çıkacağımızı düşünüyorum” ifadelerini kullandı.