YURT DIŞINDA YAŞAYAN TÜRK GENÇLERİN KAMPI DEVAM EDİYOR

Gençlik ve Spor ile Dışişleri bakanlıkları ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) tarafından yurt dışında yaşayan Türk gençlere yönelik "Kimlik ve Kültür" temalı "Yurtdışı Türkler Gençlik Kampı" Antalya'da düzenlendi.

3 NİSAN 2018
Adınız-Soyadınız  
Göndereceğiniz E-Posta Adresi   
Yazacağınız E-Posta adresi başka bir amaçla kullanılmayacaktır.
Mesajınız 
 Çeşitli ülkelerde yaşayan Türk gençlerinin kaynaşmalarını sağlamak, dostluk ve kardeşlik bağlarını güçlendirmek amacıyla Alaaddin Keykubat Gençlik Kampı'nda düzenlenen etkinliğin ilk dönemine, Almanya, Avusturya, Belçika, Lübnan, Finlandiya, Fransa, Hollanda, Kanada, Lüksemburg ve ABD'de yaşayan 18-25 yaşındaki erkekler katıldı.

Toplam 360 gencin iştirak ettiği kampın erkek ve kız etapları gerçekleşirken, gençler hem öğrenemedikleri kültürlerini tanıyor hem de birbirleriyle kaynaşmanın mutluluğunu yaşıyor. 

Dağcılık, bisiklet, futbol, okçuluk gibi spor aktiviteleri ve halk oyunları ile günü dolu dolu geçiren gençlerin ilk etabı 24 Mart-8 Nisan tarihlerini kapsıyor.

"Türk kültürünü yaşama fırsatı bulduk"

Kampa Avusturya'dan katılan Viyana Teknik Üniversitesi İşletme Enformatiği bölümü öğrencisi 21 yaşındaki Tunahan Oruçoğlu ise 30 yıl önce anne ve babasının Innsburck şehrine taşındığını belirterek, kendisinin de bu şehirde doğduğunu söyledi.

Geçen sene üniversite okumak için Viyana'ya taşındığını dile getiren Oruçoğlu, şöyle konuştu:

"Ailemin yanında, evimizde biz Türk kültürünü yaşıyoruz. Türk dilini konuşuyoruz, Türk yemeklerini yiyoruz. Dışarı çıktığımız zaman bambaşka bir hayata çıkmış gibi, bambaşka bir dünyaymış gibi hissediyoruz çoğunlukla. Farklı kültür, farklı bir dil, farklı bir yemek kültürü gibi. Evden dışarı çıkmak ya da dışarıdan eve girmek, bu değişim zaman zaman zorlayabiliyor."

Tunahan Oruçoğlu, ailesinden Türk kültürünü ve Türkiye'deki yaşam tarzını dinlediği, duyduğu ve öğrendiğini, ancak bunu şu ana kadar yaşayamadığını vurgulayarak, "Kamp vesilesiyle Türk kültürünü bilfiil yaşama fırsatı bulduk." diye konuştu.

Kampın dolu dolu geçtiğini, birçok sportif aktivite yaptıklarını anlatan Oruçoğlu, Türk oyunu "matrak"ı da ilk kez burada öğrendiğini kaydetti. 
Kamp çok güzel geçti"

Ailesiyle 2005 yılında ABD'ye yerleşen Binghamton Üniversitesi Politika bölümü öğrencisi 22 yaşındaki Ömer Faruk Atasever de bu ülkedeki ilk yıllarında ailece dil bilmemeleri ve farklı bir kültür olması nedeniyle çok zorlandıklarını belirtti.

Zaman geçtikçe ABD'ye alıştıklarını ve arkadaş çevresinin genişlediğini dile getiren Atasever, "Kampı ilk duyduğumda içimden 'En sonunda' dedim. Çünkü ABD'de Türklerin bir araya gelmesi pek olmuyor. Dünyanın her yerinden üniversiteli farklı arkadaşların geleceğini öğrenince mutlu oldum. Kampta şu ana kadar çok güzel geçti. Çok güzel aktiviteler yaptık." dedi.

"Kampta Türk kültürünü daha iyi öğreniyoruz"

Almanya'da doğan ve FH Aachen Üniversitesi öğrencisi olan 21 yaşındaki Akın Şimşek ise evlerinde Türk kültürünü yaşarken dışarıda ise Almanca konuştuğunu belirterek, ilk başlarda farklı bir kültürde yaşamanın kendisi için çok zor olduğunu anlattı.

Kampa Türkiye'yi daha iyi öğrenmek için katıldığını anlatan Şimşek, halk oyunlarının yanı sıra çeşitli oyunlar öğrendiğini dile getirdi.

"Kampta Türk kültürünü daha iyi öğreniyoruz." diyen Akın Şimşek, çeşitli seminerlere de katıldığını kaydetti.

Kanada'dan 38 saatlik aktarmalı uçak yolculuğu ile kampa katılan Kwantlen Space Polytechnics Üniversitesi öğrecisi Osman Tütüncü ise özellikle Türk tarihi ve dilini öğrenmek için kampa katıldığını ifade etti.

"Mükemmel bir ülkeyi görmek, gezmek için geldim." diye konuşan Tütüncü, kamptan da çok memnun kaldığını, diğer Türk arkadaşlarıyla kaynaştığını kaydetti.

Yurtdışı Türkler Gençlik Kampı’nın ikinci etabında ise Almanya, Avusturya, Lübnan, Finlandiya, Fransa, Hollanda, Kanada ve ABD başta olmak 12 ülkeden 186 kız öğrenci katıldı.

Kampa katılan öğrencilerden Hatice Kübra Alboğa Almanya'dan geldiğini, kampa katılmaktan çok mutlu olduğunu ifade etti.

Her yıl Türkiye'ye geldiğini ve bir vatan sevdalısı olduğunu dile getiren Alboğa, yurt dışında yaşayan gençlerin, tek yürek olması için bu tarz etkinliklerin büyük öneme sahip olduğunu vurguladı.

Bugün ilk defa New York'dan gelen biriyle tanışma fırsatı bulduğunu dile getiren Alboğa, şunları söyledi:

"Eğer YTB ve bu kamp olmasaydı böyle bir fırsatım olamazdı, bu da bizi yurt dışında güçlü hissettiriyor, dahası yalnız olmadığımızı hissediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti'nin bize sahip çıktığını görüyoruz ve mutlu oluyoruz. Böylece bizim de öz güvenimiz pekişiyor. Türk-Müslüman kimliğinin ayakta kalması, Türkçemizin unutulmaması için bu tür etkinlikler önemli. Çünkü gençler artık iki kelimeyi bir araya getiremiyor. Türkiye Cumhuriyeti'nin bize sahip çıkması önemli, yoksa asimile oluruz ve özümüzü unuturuz Allah korusun."

Gençlik kampı, 8 Nisan'da sona erecek.